Liderlerin Dijital Dünyası Bölüm 4: Hakan Ateş - Denizbank

 

IAB Türkiye olarak, internetin tüketicinin gündelik hayatında, markaların stratejik planlarında yarattığı dönüşümü irdelemek ve liderlerin dijitale bakış açısını anlamak için hazırladığımız röportaj serisinin dördüncü röportajını, Denizbank’ın CEO‟su Hakan Ateş ile gerçekleştirdik.

Türkiye’de dijital reklamcılığın geleceğine ışık tutacağını ümit ettiğimiz ve Yeni Trendler Yürütme Kurulumuzun çalışmalarıyla hazırlanan bu diziyi keyifle takip etmeniz dileğiyle…

 

IAB Türkiye: İnterneti ve dijital platformları ne zaman kullanmaya başladınız? Şirketiniz ve sizin için bu süreçte nasıl bir gelişme oldu, yaşamınızda neler değişti? Mesela çocuklarınızla iletişim metotlarınız değişti mi? Onlara whatsapp’tan ve Facebook’tan erişiyor musunuz?

 

H.Ateş: DenizBank olarak her zaman dijitalde yeni teknolojilerin paralelinde adım atma vizyonuyla ilerliyoruz. Endüstri 4.0 devrine girişimiz ile birlikte uzun zamandır internet ve sosyal medya trendlerinin epey etkisi altındayız. Bu nedenle vizyonumuzu gerçeğe dönüştürmek üzere Türkiye’de ilk adımı atan banka olduk ve ilk Chief Digital Officer atamasını gerçekleştirdik. İnternet ve mobil bankacılık ürünleri, dijital cüzdan uygulamamız fastPay ve dünyadaki ilk Facebook bankacılığı ürünleri gibi inovatif ürünlerimizle somut başarılar elde ettik. Bundan 4 sene sonrasında baktığımızda bu başarılarımızın yeni nesil teknolojilerle entegre ürünler geliştirmemiz sayesinde katlanarak arttığını görüyoruz. Mobil teknolojilerin olanak sağladığı sonsuz fırsatlar tüm dünyayı ve dolayısıyla bankacılığı sadece birkaç yıl öncesinden çok farklı bir noktaya getiriyor. Örnek olarak şu an yürüttüğümüz Nesnelerin İnterneti projeleri ile bankacılık kanallarının birbirleri ile konuşmasından bahsediyoruz. ATM’lerimiz ile mobil uygulamalarımız birbiri ile konuşuyor, sensörler ile akıllanan nesneler sayesinde müşterilerimizin kendilerine ve bulundukları yerlere özel fırsatlar sunabiliyoruz.

 

Bu gibi örneklerimiz ile finans teknolojilerinin ne yönde ilerlediğini takip edebilirsiniz. Dijital dönüşüme bir bütün olarak baktığımızda ise bu gelişmeler kurumlarda iş modellerini ve müşteri ilişkilerini değiştirirken, özel yaşamda da tüm alışkanlıkları etkiliyor ve iletişim şekillerini değiştiriyor. Günün sonunda ben de birçok baba gibi çocuklarımı merak ettiğimde eskisi gibi yalın bir telefon görüşmesi gerçekleştirmekten ziyade WhatsApp’tan mesaj atıyorum, sesli mesaj bırakıyorum veya güzel bir anı paylaşmak için fotoğraf gönderiyorum. WhatsApp üzerinden ailemizin tüm bireylerimizin ne zaman, nerede, ne yaptığını takip edebiliyoruz. Hatta bankamızın Üst Kurul’unun olduğu bir WhatsApp grubumuz da var. Yine Facebook üzerinden ailem ve arkadaşlarımın paylaşımlarını takip edip iletişim kuruyorum. Bunlar artık herkes için günlük iletişimin en temel kanalları. Gençler sürekli yeni nesil uygulamalar üzerinden sosyalleşmeye devam ediyor, ben hepsini kullanmasam bile dünyada geniş kitleler tarafından kullanılan Twitter, Instagram, Snapchat gibi sosyal mecraları takip ediyor ve müşterilerin en son teknoloji kullanımlarını her zaman yakından gözlemliyorum.

 

Yazının tamamı için lütfen tıklayın.